SGK’YA BORCU OLANLAR DİKKAT !

sgk-logo

Prim ve idari para cezası borçlarının süresi içinde ödenmemesi halinde, Sosyal Güvenlik Kurumu bu borçları 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde yer alan “Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır.” hükmüne istinaden icraya intikal ettirmekte ve 6183 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda kendi bünyesinde görevlendirdiği icra memurları kanalıyla cebren tahsil etmektedir.

7 günlük süreye dikkat!

Sosyal Güvenlik Kurumu prim ve idari para cezası borçlarını süresi içinde ödemeyen borçlulara, borçlarını 7 gün içinde ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gerektiğini ödeme emri ile tebliğ etmektedir.

Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcunun olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığını iddia edecek olması halinde,  ödeme emrinin tebliğ  edildiği tarihten itibaren 7 gün içinde yetkili iş mahkemesine itirazda bulunması gerekiyor.  Ancak,  ödeme emrine itiraz edilmeden önce,  itirazda bulunan şahsın tamamen veya kısmen haksız çıktığı takdirde, alacağın % 10 zamla birlikte tahsil edileceği  hususunu da göz önünde bulundurması yerinde olacaktır.

Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borç ödenmezse haciz işlemleri başlar.

Ödeme emrinin tebliğ edilmesini müteakip, ödeme emrinin kesinleşmesinden sonra (ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten sonra 7 gün geçmesinden itibaren) borç ödenmediği takdirde,  SGK, icra memurları kanalıyla  haciz işlemlerine başlamaktadır.

Haciz işlemleri sırasında, borçluların  bankalardaki mevduatları ile araçlarına ve gayrimenkul mallarına,  hatta işyerindeki makine, bilgisayar ve diğer menkul mallarına haciz konularak borçların tahsili cihetine gidilmektedir.

Borçlar taksitlendirilir ise icra işlemleri durur.

Bankalardaki mevduatları ile menkul ve gayrimenkul mallarına haciz tatbik edilmesini  istemeyen ve icraya konu borçların tamamını bir defada ödeyemeyen borçluların, borçlarını hesaplanacak tecil faizi ile birlikte 36 aya kadar olan süre içinde taksitler halinde ödemeleri mümkündür.

Taksitlendirme yapabilmek için 50 bin TL’ye kadar olan borçlar hariç borcun yarısı kadar teminat göstermek, ilk taksit tutarını (peşinatı) yatırmak  ve taksitlendirme başvurusunda bulunmak gerekiyor.

Ayrıca taksitlendirme yapabilmek için aranılan bir diğer şart da borçlunun “çok zor durumda” bulunması halidir.   Borçluların çok zor durum halinde olup olmadıklarının tespiti için “Mali Durum Bildirim Formu” veya “Serbest Muhasebeci Mali Müşavir veya Yeminli Mali Müşavirlerce Düzenlenen Çok Zor Durum Halinin Tespitine İlişkin Rapor” ya da halka açık olan şirketlerin Sermaye Piyasası

Kuruluna verdikleri en son bilançoyu, taksitlendirme başvurusu  sırasında SGK’ya vermeleri gerekiyor.

Çok zor durum halinin tespitinde SGK’ya verilen belgelerde yer alan bilgiler doğrultusunda;

“Kasa + Banka + Kısa Vadeli Alacaklar / Kısa Vadeli Borçlar”

formülü sonucu bulunacak oranın “2” veya altında olması halinde, bu durum borçlu açısından çok zor durum  hali olarak kabul edilmekte ve taksitlendirme başvurusu,  peşinat yatırılıp teminat verildiği takdirde kabul edilmektedir.

Rasyonun 2’nin üzerinde çıkması halinde ise borçlunun çok zor durumda olmadığı kabul edilerek, tecil ve taksitlendirme başvurusu kabul edilmemektedir.

İcralık borçlar taksitlendirildikten sonra prim teşviklerinden yararlanılabilir.

İcraya intikal eden borçlarını 6183 kanun uyarınca tecil ve taksitlendiren borçluların, aylık taksitlerini öderken cari aylarda beş puanlık prim indirimi ve diğer teşviklerden yararlanmaları da mümkündür.

Nitekim, beş puanlık prim indirimi ile ilgili olarak  5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin  (ı) bendinde, “Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler …  bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır.” hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan,  borçlarını taksitlendirdikten sonra bir takvim yılı içinde üç taksitin veya beş cari ay priminin ödenmemesi ya da ödenmemiş taksitlerin son taksiti izleyen ayın sonuna kadar (borçları 36 ay süreyle taksitlendirilmiş olan borçluların son taksiti süresi içinde)  ödenmemesi halinde taksitlendirme işleminin  bozulacağı, taksitlendirme işleminin bozulması halinde borcun tamamı ödeninceye kadar prim teşviklerinden yararlanılamayacağı hususu da unutulmamalıdır.

S.M.M.M. Lütfi GÜLBENK

 

Etiketler: