Mirası reddedenler yetim aylığı alabilir mi?

Vefat eden yakınlarının mirasını reddeden kişiler, Miras Hukuku çerçevesinde mirasçılık sıfatından sıyrılır. Ancak Sosyal Güvenlik Hukuku’na göre mirasçı olarak hak sahipliğinden vazgeçmek zorunda değildir.

Bu nedenle de geride kalanlara hem dul-yetim aylığı hem de ikramiye (veya kıdem tazminatı) ödenir. Ayrıca ikramiyeler mirasa da (terekeye) dahil edilemez.

VEFAT EDENİN AYLIĞINA HACİZ KONULMAZ

Vefat edenin yakınları reddi miras davası sonuçlandığında tüm borçlardan kurtulurlar. Tabi bu durumda miras haklarını da kaybeder.

Ancak vefat eden memur emekli olmadan öldüğü için ikramiyesi de geride kalanlara kalır.

Zira miras hukukuna göre mirasçılık sıfatından sıyrılanlar Sosyal Güvenlik Hukuku çerçevesinde hak sahipliğinden vazgeçemezler.

Gerek dul aylığı gerekse yetim aylığı alacak olan hak sahipleri kendi borçları yoksa hacze de konu edilemezler.

Bu nedenle de geride kalanlara (hak sahibi sıfatlarıyla) hem dul-yetim aylığı hem de ikramiye (veya kıdem tazminatı) ödenir.

Bu arada hem aylıklar hem de ikramiyeler mirasa da (terekeye) dahil edilemez. Vefat edenin borçları nedeniyle de hem aylıklara hem de ikramiyeye haciz konulamaz.
HER ŞEY TEK BİR DİLEKÇEYE BAĞLI

Durumu anlayamayanlar için farkı tersten giderek anlatayım. Mesela, hiç evlenmeden 15 yıllık memur iken vefat eden birisinin anne ve babası da emekli ise ortada aylık verilecek ikramiye verilecek hak sahibi yoktur. Ama anne-baba ile varsa vefat edenin kardeşleri mirasçıdır. Mirasçı Yani ikramiye de dul-yetim aylığı da terekeye dahil değildir.

Bundan ötürü de mirasa konu edilemez. Şayet, vefat eden memur sağlığında emeklilik dilekçesi vermiş ve emekli edilmiş iken vefat etmiş olsaydı yani ikramiye kendisi adına çıksaydı bu durumda terekeye dahil edilirdi.

Yani emeklilik talep dilekçesi verip işinden ayrılsaydı ve sonra vefat etseydi, tahakkuk eden ama daha ödenmeyen ikramiye mirasa konu edilir, terekeye dahil olurdu. sıfatıyla ölenin ikramiyesini de alamazlar, ölüm aylığı da alamazlar. Çünkü ikramiye de ölüm aylıkları da Miras Hukuku’nun değil Sosyal Güvenlik Hukuku’nun konusudur.

Konuyla ilgili olarak, Yargıtay 2.HD 20.01.1977 gün ve 295/414 sayılı kararı ile “Görevi başında ölenin aylığa hak kazanan eş ve çocuklarına verilen emekli ikramiyesinin terekeye dahil olmadığına” ( 5434 SK m.89 ) karar vermiştir.

SAĞLIK AKTIVASYONUNU SGK YAPAR

Ali Bey, ben şu anda sigortalı olarak çalışıyorum. Ama eşim 31.12.2015 tarihinde işten çıktı. Kendi muhasebecime eşimin işten ayrıldığının bilgisini verdim, SGK’ya da bilgi vermek zorunda mıyım? Eşimin benim sigortam üzerinden otomatik olarak yararlanabilir mi?

(Erhan Ertaş) Erhan Bey, eşiniz işsiz kaldığı tarihten önceki 1 takvim yılı içinde 90 günlük primi varsa işten ayrılma tarihinden itibaren 100 gün daha (kendi üzerinden) sağlıktan yararlanma hakkı var.

100 günden sonra da SGK bilgisayarı otomatik olarak eşinizi sizin üzerinize kaydeder buna da aktivasyon denir. Şayet otomatik aktivasyon olmamışsa SGM’lerden en yakınına gidip aktive ettiriniz. www.alitezel.com

 

İLGİLİ EMSAL YARGITAY KARARI:

T.C.
YARGITAY
Onikinci Hukuk Dairesi
Esas No : 2005/23073
Karar No : 2005/26042
Tarih : 26.12.2005
ÖZET :
  • MİRASIN REDDİ
  • MURİSİN ALMAKTA OLDUĞU MAAŞ
  • MURİSİN BORCU

İÇTİHAT METNİ

DAVA :

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR :

Borçluların murislerinden kendilerine bağlanan maaşı sahiplenmeleri TMK’nun 605. maddesi uyarınca murisin mirasını reddetmelerine engel teşkil etmez. Zira, murisin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan almakta olduğu maaşı terekesine dahil değildir.

Bu nedenlerle mahkemenin aksine görüşü yerinde değildir. O halde, borçluların murisin ölümünden itibaren 3 aylık süre geçmediğinden bahisle ve mirasını da reddedeceklerini de öne sürerek alacaklı tarafından murisin borcundan dolayı haklarında yapılan takibin iptaline yönelik şikayetlerinin de incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.

SONUÇ :

Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K. ‘nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 26.12.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

KARAR PALMİYE İÇTİHAT PROGRAMINDAN ALINMIŞTIR.

Etiketler: