27.02.2015 tarihli açıklama

duyuru

27.02.2015 TARIHLI AÇIKLAMA

Anayasamıza göre, Türk Milleti, egemenlik yetkisini yasama, yürütme ve yargı organları eliyle kullanmaktadır. Kuvvetler ayrılığı, devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmez.

Belirli devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibarettir. Sınırlı bir iş bölümü ve işbirliğidir. Denge ve fren mekanizmasıdır. Yargı, yürütme ile birleştirilemez. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk Devletidir. Kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanılamaz, ‘kuvvetler ayrılığı’ prensibi ihlal edilemez.

Dolayısı ile Cumhuriyet Savcısı kararı olmadan, hiç kimse gözaltına alınamaz.Mülki amirlerile polis, savcının yerine geçemez. İç güvenlik paketi ilemülki amirlere yargı yetkisi verilmiştir. Bu durum Anayasaya aykırıdır. Yargı yetkisi ile donatılan mülki amirlerin, benzer olaylarda birbirinden farklı ve keyfi uygulamalarda bulunmaları halinde, halkınadalete ve devlete olan güven duygusu sarsılacaktır. Polis, yakalama görevini yerine getirir. Yakalanan kişilerin gözaltına alınmasına ise sadece savcılar karar verebilir.

Savcılar, telefon talimatı ile sözlü olarak da gözaltıemri verebilmektedirler. Kollukile savcılar her an irtibat içerisindedirler. Gözaltına alma kararını verme yetkisi sadece savcılara ait olmalıdır. Aksi yöndekidüzenlemelerin Anayasaya aykırı olduğu ve Anayasa Mahkemesince iptal edileceğine şüphe yoktur. Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediğini düşündürebilecek emarelerin varlığına bağlıdır. Gözaltı bir tedbirdir. Keyfi bir cezalandırma yöntemi olamaz. Savcılar, hukuk fakültelerinde bu konunun eğitimini almışlardır. Kişinin hürriyeti, yargı kararı olmadan kısıtlanamaz.

Yasalar, hukuk tekniği ile bağdaşmayacak şekilde kaleme alınmamalı, keyfi muamelelerin ortaya çıkmaması için madde metinlerinde yasal boşluklara yer verilmemelidir. Hukuk Devletinde keyfiliğe yer yoktur. İdarenin keyfi işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.

Temel hak ve özgürlükler, Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz. Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.

Toplum olarak demokrasi kültürünü içselleştirdiğimiz gün, böyle sancılı süreçler yaşanmayacaktır.

T.C. Edirne Barosu

Yönetim Kurulu