2015- 2016 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hakkında Duyuru VE Danıştay Kararı

2015- 2016 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hakkında Duyuru !

Ankara 21.06.2017

BARO BAŞKANLIĞI

DUYURU NO:2017/43
Konu : 21.12.2015 tarih ve 29569 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2015- 2016 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hakkında.
İlgi: 15.07.2016 günlü 2016/42 sayılı duyurumuz.
İlgi duyurumuzda 21.12.2015 tarih ve 29569 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2015- 2016 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin bazı hükümlerinin yürütülmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Adalet Bakanlığı tarafından Danıştay 8.Dairesinde 2015/15049 Esas sayısı ile açılan davada, Dairenin, Tarifenin 11. maddesinin 4.fıkrasının, 11. maddesinin 8. fıkrasının, 14. maddesinin 4. fıkrasının ikinci cümlesinin, 15. maddesinin 4. fıkrasının, 17. maddesinin 2. fıkrasının, 22. maddesinin 1. fıkrasının, 2. Kısım 2. Bölüm 4, 7, 16 ve 21. bentlerinde belirtilen vekalet ücretlerine yapılan artış oranlarının, 2. Kısım 2. Bölüm 17. bendinin, 2. Kısım 2. Bölüm 19. bent ve 24. bendinin “b” alt bentlerinin ve Tarifenin maktu ücretlere ilişkin bölümlerinde yapılan düzenlemenin enflasyon oranı dikkate alınmak suretiyle fazlaya ilişkin kısımlarının yürütülmesinin durdurulmasına karar verdiği belirtilmişti.
Sözü edilen yargı kararına Birliğimiz tarafından yapılan itiraz sonucu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 10.11.2016 tarih 2016/1018 YD İtiraz nolu kararında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Ekli Çizelgesinin -Tarife bölümünün- İkinci Kısım İkinci Bölümünde yer alan 4. bendinde tahliyeye ilişkin icra takiplerinde hükmedilen vekalet ücretine ilişkin maddede, 7. bentte Sulh Hukuk Mahkemeleri, Sulh Ceza Hakimlikleri ve İnfaz Hakimliklerinde takip edilen davalar için öngörülen ücrete ilişkin maddede ve 16. ve 21. bentte idare ve vergi mahkemelerinde takip edilen davalar ile Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk derecede görülen davalar için asgari avukatlık ücretinin saptanmasında duruşma yapılması kıstas alınarak, uyuşmazlığın duruşma yapılarak çözümlendiği davalar için öngörülen avukatlık ücretinin duruşma yapılmaksızın uyuşmazlığın çözümlendiği davalardaki ücretten daha fazla belirlenmesinde hukuka aykırılık görmeyerek tesis edilen yürütmenin durdurulması kararını kaldırmıştır.
Yine Tarifenin maktu ücretlere ilişkin bölümlerinde yapılan düzenlemenin enflasyon oranı dikkate alınmak suretiyle fazlaya ilişkin kısımları yönünden yürütmesinin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına yönelik Birliğimiz itirazımızı “Tarifedeki maddelerden hangisine ilişkin tespit yapıldığının belli olmaması ve yapılan artışların enflasyon oranının üzerinde olduğu hususundaki gerekçe yeterince açık olmadığından,” gerekçesiyle kabul etmiştir.
Bilgi ve değerlendirmelerinize saygılarımla sunarım.
Saygılarımla.
Avukat Metin FEYZİOĞLU / Türkiye Barolar Birliği Başkanı

——————————————————————————–
T.C. DANIŞTAY
İdari Dava Daireleri Genel Kurulu
Esas No : 2016/1018
Tarih : 10.11.2016
İÇTİHAT METNİ

ÖZET :
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Ekli Çizelgesinin -Tarife bölümünün- İkinci Kısım İkinci Bölümünde yer alan 4. bendinde tahliyeye ilişkin icra takiplerinde hükmedilen vekalet ücretine ilişkin maddede, 7. bentte Sulh Hukuk Mahkemeleri, Sulh Ceza Hakimlikleri ve İnfaz Hakimliklerinde takip edilen davalar için öngörülen ücrete ilişkin maddede ve 16. ve 21, bentte idare ve vergi mahkemelerinde takip edilen davalar ile Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk derecede görülen davalar için asgari avukatlık ücretinin saptanmasında duruşma yapılması kıstas alınarak, uyuşmazlığın duruşma yapılarak çözümlendiği davalar için öngörülen avukatlık ücretinin duruşma yapılmaksızın uyuşmazlığın çözümlendiği davalardaki ücretten daha fazla belirlenmesinde hukuka aykırılık görmeyerek tesis edilen yürütmenin durdurulması kararını kaldırılması hk.
İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından verilen yürütmenin durdurulması isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin 20/04/2016 günlü, E:2015/15049 sayılı kararın yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına davalı idare itiraz etmekte ve kararın kaldırılmasını istemektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi Meral Avşar Biçken’in Düşüncesi: Davalı idare itirazının, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11. maddesinin dört ve sekizinci fıkraları, 14. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinin, 15. maddesinin dördüncü fıkrasının, 17. maddesinin ikinci fıkrasının, 22. maddesinin birinci fıkrasının, 2. Kısım 2. Bölümünde yer alan 17. bendinin, 2. Kısım 2. Bölümünde yer alan 19. bendi ve 24. bendinin “b” alt bentlerinin yürütülmesinin durdurulmasına İlişkin kısmı yönünden reddi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım ikinci Bölümünde yer alan 4., 7., 16. ve 21. bentleri ile Tarifenin maktu ücretlere ilişkin bölümlerinde yapılan düzenlemenin enflasyon oranı dikkate alınmak sureliyle fazlaya ilişkin kısımları yönünden yürütmesinin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmı yönünden kabulü ve Danıştay Sekizinci Dairesince verilen 20/04/2016 günlü, E:2015/15049 sayılı kararın Tarifenin Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım İkinci Bölümünde yer alan 4,, 7., 16. ve 21. Bentlerine yönelik kısımlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kısmının kaldırılması, bu kısım yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddi ile Tarifenin maktu ücretlere ilişkin bölümlerinde yapılan düzenlemenin enflasyon oranı dikkate alınmak suretiyle fazlaya ilişkin kısımlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kısmının kaldırılması ve bu kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir,
TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü:
KARAR :
21/12/2015 günlü, 29569 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Genel Hükümler” bölümünde yer alan 11. maddesinin 4., 7. ve 8. fıkraları, 13. maddesinin 1. fıkrası, 14. maddesinin 4. fıkrası, 15. maddesinin 1. ve 4. fıkraları, 16. maddesinin 1. fıkrası, 17. maddesinin 2. ve 3. fıkraları ve 22. maddesi ile “Ücret Tarifesi” bölümünün ikinci kısım ikinci bölümde yer alan 4. maddesi, 7. maddesi ve 16. maddesinin (a) ve (b) bentleri, 17. maddesi, 19. maddesi, 21. maddesinin (a) ve (b) bentleri ile 24. maddesinin (b) bendi ve 3. kısmında yer alan 8. maddede yapılan değişiklik ve eklemeler ile maktu ücretlerdeki artış oranının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11. maddesinin 4. fıkrasının, 11. maddesinin 8. fıkrasının, 14. maddesinin 4. fıkrasının ikinci cümlesinin, 15. maddesinin 4. fıkrasının, 17. maddesinin 2. fıkrasının, 22. maddesinin 1. fıkrasının, 2. Kısım 2. Bölüm 4, 7, 16 ve 21. bentlerinde belirtilen vekalet ücretlerine yapılan artış oranlarının, 2, Kısım 2. Bölüm 17. bendinin, 2. Kısım 2. Bölüm 19. bend ve 24. bendinin “b” alt bentlerinin ve T arifenin maktu ücretlere ilişkin bölümlerinde yapılan düzenleme enflasyon oranı dikkate alınmak suretiyle fazlaya ilişkin kısımlarının yürütmesinin durdurulmasına; dava konusu diğer maddeler yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin 20/04/2016 günlü, E:2015/15049 sayılı kararın yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına davalı idare itiraz etmekte ve kararın kaldırılmasını istemektedir.

2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesine göre, ancak idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.

İtiraza konu kararın Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ’’Genel Hükümler’’ Bölümünde yer alan 11. maddesinin dört ve sekizinci fıkraları, 14. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinin, 15. maddesinin dördüncü fıkrasının, 17. maddesinin ikinci fıkrasının, 22. maddesinin birinci fıkrasının, 2. Kısım 2. Bölümünde yer alan 17. bendinin, 2. Kısım 2. Bölümünde yer alan 19. bendi ve 24. bendinin “b” alt bentlerinin yürütmesinin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin itiraz istemi yönünden;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinde öngörülen ve yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi İçin gerekli olan koşulların bu düzenlemeler yönünden gerçekleşmiş olduğu dikkate alınarak yürütmenin durdurulması İsteminin kabul edildiği anlaşıldığından ve davalı idare tarafından öne sürülen hususlar, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden anılan kısımlar yönünden davalı idare itirazının reddi gerekmektedir.

İtiraza konu kararın, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım İkinci Bölümünde yer alan 4. bendinin yürütmesinin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı İdarenin itiraz istemi yönünden;

Tarifenin bu kuralında, tahliyeye ilişkin icra takiplerinde 1.800,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Danıştay Sekizinci Dairesince, 21.12.2014 tarih ve 29222 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan tarifenin, 09.11.2015 tarih ve 29527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak değiştirilen şeklinde tahliyeye ilişkin icra takiplerinde avukatlık ücretinin 1.500,00 TL olarak belirlendiği, ancak kısa zaman sonra 21.12.2015 tarihinde yayımlanan dava konusu tarife ile buna ilişkin vekalet ücretinin %20 oranında artırılarak 1.800,00TL olarak belirlendiği, belirtilen zaman dilimlerinde ekonomik verilerin çok üzerinde yapılan bu artışların haklı bir nedeni bulunmadığı gerekçesiyle bu düzenlemenin yürütmesi durdurulmuş ise de; davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından, takdir yetkisi çerçevesinde, avukatın emeği gözetilmek suretiyle ve maktu olarak belirlenen ücrette orantısızlık ve hukuka aykırılık görülmemiştir.

Bu nedenle, aksi yönde değerlendirme ile anılan düzenleme hakkında verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin karara yönelik davalı idare itirazının kabulü İle kararın bu kısmının kaldırılması ve bu kısım yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerekmektedir.

İtiraza konu kararın, Avukatlık Asgari, Ücret Tarifesinin Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım İkinci Bölümünde yer alan 7. bendinin yürütmesinin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin itiraz istemi yönünden;

Tarifenin bu kuralında, Sulh Hukuk Mahkemeleri, Sulh Ceza Hakimlikleri ve İnfaz Hakimliklerinde takip edilen davalar için 900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Danıştay Sekizinci Dairesince, Sulh Hukuk Mahkemeleri, Sulh Ceza Hakimlikleri ve infaz Hakimliklerinde takip edilen davalar için, daha önce aynı kısma yönelik 09.11.2015 tarihli değişiklikte belirlenen 600,00 TL vekalet ücretinin çok geçmeden 21.12.2015 tarihinde yayımlanan tarife ile %50 artırılarak 900,00 TL’ye yükseltildiği, belirtilen zaman dilimlerinde ekonomik verilerin çok üzerinde yapılan bu artışların haklı bir nedeni bulunmadığı gerekçesiyle bu düzenlemenin yürütmesi durdurulmuş ise de; davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından, takdir yetkisi çerçevesinde, avukatın emeği gözetilmek suretiyle ve maktu olarak belirlenen ücrette orantısızlık ve hukuka aykırılık görülmemiştir.

Bu nedenle, aksi yönde değerlendirme ile anılan düzenleme hakkında verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin karara yönelik davalı idare itirazının kabulü ite kararın bu kısmının kaldırılması ve bu kısım yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerekmektedir.

İtiraza konu kararın, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 16. bendi ile 21. bendinin yürütmesinin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin İtiraz istemine gelince;

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesinde, Avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak olarak belirlenmiş ve avukatın bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis edeceği hüküm altına alınmış, Kanun’un 164. maddesinde de avukatlık ücreti; avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblağ veya değer olarak ifade edilmiştir.

1136 sayılı Kanun’un “Avukatlık asgari ücret tarifesinin hazırlanması” başlıklı 168. maddesinde; “Baronun yönetim kurulları, her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgarî hadlerini gösteren birer tarife hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine gönderirler. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, bam yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. «Şu kadar ki hazırlanan tarifede; Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezalan ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutan maktu olarak belirlenir. Bu tarife Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya tarife onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı tarifeyi bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu tarife, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte İki çoğunlukta aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir.” hükmüne yer verilmiştir.

1136 sayılı Kanun’un 168. maddesi temel alınarak ihdas edilen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 1. maddesinde; “Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde, Avukatlık Kanunu ve işbu tarife hükümleri uygulanır hükmüne yer verilmiş; Tarifenin 3. maddesinde ise; yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, ekli Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı ve bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin göz önünde tutulacağı hüküm altına alınmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Duruşma” başlıklı 17, maddesinde; “Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır. Temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır. Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir. 1 ve 2 nci fıkralarda yer alan kayıtlara bağlı olmaksızın Danıştay, mahkeme ve hakim kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir. Duruşma davetiyeleri duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderilir.” hükmüne yer verildikten sonra, duruşmanın esaslarını belirleyen 18, maddesinde; ”Duruşmalar açık olarak yapılır. Genel ahlakın veya kamu güvenliğinin gerekli kıldığı hallerde, görevli daire veya mahkemenin kararı ile, duruşmanın bir kısmı veya tamamı gizli olarak yapılır. Duruşmaları başkan yönetir. Duruşmalarda taraflara ikişer defa söz verilir. Taraflardan yalnız biri gelirse onun açıklamaları dinlenir; hiç biri gelmezse duruşma açılmaz, inceleme evrak üzerinde yapılır. Danıştay’da görülen davaların duruşmalarında savcının bulunması şarttır. Taraflar dinlendikten sonra savcı yazılı düşüncesini açıklar. Bundan sonra taraflara son olarak ne diyecekleri sorulur ve duruşmaya son verilir. Duruşmalı işlerde savcılar, keşif, bilirkişi incelemesi veya delil tespiti yapılmasını yahut işlem dosyasının getirtil meşini istedikleri takdirde, bu İstekleri görevli daire veya kurul tarafından kabul edilmezse, işin esası hakkında ayrıca yazılı olarak düşünce bildirirler” düzenlemesine yer verilmiş ve 19. maddesinde; duruşma yapıldıktan sonra en geç onbeş gün içinde karar verileceği hüküm altına alınmıştır. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 48., 49., 50. ve 51. maddelerinde de 2577 sayılı Kanun hükümlerine koşut olarak duruşma yapılmasının şartları, duruşmanın esasları ve duruşmalı uyuşmazlıklardaki karar süreci ayrıca düzenlenmiştir.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ‘dava konusu Ekli Çizelgesinin ikinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 16. bendi ile 21. bendinde; idare ve vergi mahkemelerinde takip edilen davalar ile Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde İlk derecede görülen davalar İçin asgari avukatlık ücretinin saptanmasında duruşma yapılması kıstas alınarak, uyuşmazlığın duruşma yapılarak çözümlendiği davalar için öngörülen avukatlık ücreti duruşma yapılmaksızın uyuşmazlığın çözümlendiği davalardaki ücretten daha fazla olarak belirlenmiştir.

1136 sayılı Kanun’un 168. maddesinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin hazırlanması ve yürürlüğe girmesine ilişkin usul saptanmış olmakla birlikte, Tarife hazırlanırken esas alınacak ölçütler konusunda bir belirleme yapılmamıştır. Ancak 1136 sayılı Kanun hükümleri, avukatlığın amacı ve avukatlık ücretinin tanımı ile bugüne kadar yayımlanmış Tarife hükümlerinden; yargının kurucu unsurlarından olan savunmayı temsil eden avukatların, ücretinin asgari sınırlarının belirlenmesinde, gösterilen emek ve çabanın, uyuşmazlığın niteliğinin, çözüme kavuşturulma şeklinin dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu bağlamda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile 1602 sayılı Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanunu hükümleri uyarınca şartları, esasları ve karar süreci ayrıca düzenlenmiş olan ve avukatın ayrı bir hazırlık süreci içinde emek ve çaba sarf ederek söz almak suretiyle iddia ve savunmalarını sunduğu duruşmalı uyuşmazlıklar için görece daha fazla avukatlık ücreti belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki, Tarifenin bütünü, duruşma süreci ve duruşma için gösterilecek emek ve çaba dikkate alındığında duruşmalı uyuşmazlıklar için farklı ücret öngörülmesi hukukun ve hakkaniyetin bir gereğidir.
Bu duruma göre, idare ve vergi mahkemelerinde takip edilen davalar ile Danıştay ve Askeri Yüksek idare Mahkemesinde ilk derecede görülen davalar için asgari avukatlık ücretinin saptanmasında duruşma yapılması kıstas alınarak, uyuşmazlığın duruşma yapılarak çözümlendiği davalar için, duruşma yapılmaksızın uyuşmazlığın çözümlendiği davalara nazaran daha fazla avukatlık ücreti öngörülmesi suretiyle düzenleme yapılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Bu nedenle, aksi yönde değerlendirme ile anılan düzenleme hakkında verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin karara yönelik davalı idare itirazının kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılması ve bu kısım yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerekmektedir.

Tarifenin maktu ücretlere ilişkin bölümlerinde yapılan düzenlemenin enflasyon oranı dikkate alınmak suretiyle fazlaya ilişkin kısımları yönünden yürütmesinin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı İdarenin itiraz istemine gelince;

Danıştay Sekizinci Dairesince, ülke çapında kurulu bulunan tüm baro yönetim kurullarının hazırlayarak Türkiye Barolar Birliği’ne sundukları teklifler dikkate alınarak anılan Birlikçe son şekli verilen ve Adalet Bakanlığı’nın da incelemesinden geçerek yayımlanan tarifenin maktu ve nispi ücretlere ilişkin bölümlerinde yapılan düzenlemelerde, enflasyon oranı dikkate alınmak suretiyle ülkenin ekonomik ve sosyal durumu, avukatların davanın görümü sırasında harcadığı çaba, gayret ve emeğinin karşılığı, uyuşmazlığa konu alacağın değeri, taraflara ölçüsüz bir yükümlülük getirmemesi hususlarının hesaba katılmasının gerektiği, her ne kadar 2014 yılına oranla 2015 yılında bir artış yapılmamışsa da, 2016 yılına ilişkin tarifede yer alan bazı maktu ücretlerde yapılan artışların iki yıllık enflasyon oranının da üzerinde olduğunun görüldüğü, dava konusu tarifede yer alan maktu ücretlerin enflasyon oranını aşan kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bu düzenlemenin yürütmesi durdurulmuş ise de; 2016 yılına ilişkin tarifede yer alan bazı maktu ücretlerin enflasyon oranını aşan kısımları ile neyin kastedildiğinin açık olmaması nedeniyle Dairenin bu gerekçeyle verdiği kararın uygulanmasında sorunlar yaşanacağı tabiidir. Bu durumda Tarifedeki maddelerden hangisine ilişkin tespit yapıldığının belli olmaması ve yapılan artışların enflasyon oranının üzerinde olduğu hususundaki gerekçe yeterince açık olmadığından, bu değerlendirme ile anılan düzenleme hakkında verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin karara yönelik davalı idare itirazının kabulü ile kararın bu kısmı hakkında yeniden bir karar verilmek üzere kaldırılması gerekmektedir.
SONUÇ :
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin itirazının; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Genel Hükümler” Bölümünde yer alan 11. maddesinin dört ve sekizinci fıkraları, 15. maddesinin dördüncü fıkrası, 17. maddesinin ikinci fıkrası, 2. Kısım 2. Bölümünde yer alan 17. bendi, 2, Kısım 2. Bölümünde yer alan 19. bendi ve 24. bendinin “b” alt bentleri yönünden oybirliğiyle, 14. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi yönünden oyçokluğuyla, 22. maddesi yönünden gerekçede oyukluğuyla REDDİNE, Tarifenin Ekli Çizelgesinin İkinci Kısım İkinci Bölümünde yer alan 4., 7., 16. ve 21. bentleri yönünden oybirliği ile KABULÜ ile Daire kararının bu kısımlara yönelik yürütmenin durdurulması yolundaki kararının kaldırılmasına ve bu kısımlar yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine; Tarifenin maktu ücretlere ilişkin bölümlerinde yapılan düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kısmı yönünden oyçokluğuyla KABULÜ ile bu kısma yönelik kararın yukarıda belirtilen husus gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere kaldırılmasına, 10/11/2016 tarihinde karar verildi,
KARŞI OY :
X- Dava konusu düzenleme ile beraat eden sanık yararına Hazine aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesine olanak sağlanmıştır. Ancak; gerek hukuk mahkemelerinde, gerek ceza mahkemelerinde, gerekse idare mahkemelerinde davada taraf sıfatı bulunmayan aleyhine hüküm kurulmasına olanak bulunmadığından, dava konusu düzenleme öncelikle bu yönüyle hukuka aykırı bulunmaktadır,

Öte yandan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141. maddesi uyarınca, haksız yere yakalanan veya tutuklanan sanığa tazminat hakkı tanındığından, beraat eden veya haksız yere yakalanan ve tutuklanan sanığın daha sonra Hazine aleyhine açacağı ayrı bir dava ile tüm zararlarını, bu arada avukatına ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretini Devletten talep etmesi mümkün olup, dolayısıyla beraat eden sanığın avukatlık ücreti de dahil katlandığı yargılama giderlerini bu şekilde tazmin olanağı bulunmaktadır.

Ayrıca, beraat eden sanıkların avukatlık ücretinin Hazinece karşılanacağına dair bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.

Bu nedenle; dava konusu Tarifenin 14. maddesinin dördüncü fıkrasının yürütmesinin durdurulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.
XX- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin dava konusu edilen 22. maddesinde, “İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda kırk dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda yüz dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %70’i oranında avukatlık ücretine, toplamda ikiyüzelli dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %60’ı oranında avukatlık ücretine, toplamda ikiyüzelliden fazla açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %40‘ı oranında avukatlık ücretine hükmedilir. Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir.” kuralı yer almaktadır.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümleri, avukatlığın amacı ve avukatlık ücretinin tanımı ile Tarife hükümleri uyarınca; yargının kurucu unsurlarından olan savunmayı temsil eden avukatların, hukuki yardımlarının karşılığı olarak ifade edilen ücretlerinin asgari sınırlarının belirlenmesinde, gösterilen emek ve çabanın, uyuşmazlığın niteliğinin, çözüme kavuşturulma şeklinin dikkate alınması gerektiği açıktır. Bu bağlamda, usul kanunlarında ayrıca bir tanımı yapılmamış bulunan seri davanın tespiti ayrı bir hukuki problem olmakla birlikte; avukatın, her bîri için ayrı bir çalışma gösterip emek sarf ettiği hukuki uyuşmazlıklar için benzer nitelikte uyuşmazlıklar olsa da tam avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.

Bu nedenlerle, 2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22. maddesinde hukuka uyarlık bulunmadığından bu gerekçeyle davalı idarenin itiraz İsteminin reddi ve maddenin yürütmesinin durdurulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.
XXX- İtiraza konu kararın, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne Ekli Çizelgenin 2. Kısım 2. Bölümündeki 4. Bendinin maktu ücretlere ilişkin bölümlerinde yapılan düzenlemenin enflasyon oranı dikkate alınarak fazlaya ilişkin kısımları yönünden yürütülmesinin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin davalı idarenin itirazlarının reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

 

KAYNAK :PALMİYE YAZILIM

http://www.palmiyeweb.com

Etiketler: